Uygun kardeş ve birinci derecede akraba vericisi olmayan kişilere, akraba olmayan kişilerden yapılan kök hücre nakilleridir. Bu nakillerde, AKHN’ de görülen sorunlar, çok daha sık ve şiddetli olarak ortaya çıkar. Doku tipi % 100 tutsada bu yüksek risk geçerlidir. Kendi ırkı dışında bir ırkın kullanılması, riske risk ekler. Başarı oranı düşük, ölüm riski fazladır. Bu seçenek, kesinlikle hastanın çok arzulu olmasını gerektirir. Ayrıca, maliyeti çok yüksektir. Yüzlerce, hatta binlerce gönüllünün taranması, daha nakil öncesinde, çok zaman ve para gerektirir. Nakil sonrası sorunlar da çok fazla olacağı için, bunların tedavisi, maliyeti birkaç misli artıracak ve durumu güçleştirecektir. Maliyet te, riskde yüksektir. Ölüm riski, % 80″e kadar çıkabilir. Sonuç olarak, Unrelated nakillerde, yarar/zarar tartışması çok iyi yapılmalı, hasta ve ailesi bunları çok iyi bilmelidir. Peşin olarak başarısızlığı ve hasta kaybını gözönünde tutmalıdır.
Devamını Okuyun »
Şubat 24th, 2009 | Kategori : Kök Hücre Tedavisi | Yorum Yok
Hasta (alıcı) ve verici için gerekli sağlık taramaları yapılır. İkisininde, tam olarak “görünür” bir sağlık sorunu olmadığından emin olunur. Burada bir husus akla takılabilir; eğer alıcı sağlıklıysa, neden AKİT yapılsın?
1- Alıcının kan ve kemik iliği, incelemelerde normal görünse de, ilk kemoterapi tüm lösemi / kanser hücrelerini yokedemez, hala vücudunda bizim göremediğimiz, kanserli hücreler bulunmaktadır. Bu nedenle hastalık bir süre sonra yine ortaya çıkar (nükseder).
2- Kemoterapi sırasında kullandığımız ilaç dozlarını çok yükseltirsek, tüm kanserli hücreler ölebilir. Ancak, kemik iliği ve başka dokular onarılmaz derecede zarar görürler. Bu nedenle, elimizde sağlıklı bir kemik iliği desteği / yedeği olmadan, ilaç dozlarını, bütün kanserli hücreleri yokedecek kadar artıramayız. İşte bu yedek /destek, “sağlıklı yeni bir iliktir”. Burada, özellikle lösemide, kişinin kendi iliği, artakalmış hastalıklı hücreler içerebilir kaygısıyla, kullanılamaz. Yani otolog nakil uygun değildir. Aksi takdirde, hastalık yinelenebilir !
Şubat 22nd, 2009 | Kategori : Kök Hücre Tedavisi | Yorum Yok
Sayısız, iyi ve kötü tabiatlı hastalıklarda, bazen doğumsal hastalıklarda bile denenmektedir. Bu uygulama, bir tedavi tipi olup, her hastada daima şifa sağlamaz. Uygulama sırasında veya sonrasında hasta kaybedilebilir, hastalık nüksedebilir. Kişinin esas hastalığı iyileşebilir, ancak kalıcı başka önemli hasarlar oluşabilir. Bunlar alıcı tarafından çok iyi bilinmelidir. Bugün en çok uygulandığı yerler :
1 - Kemik iliği kanserleri diyebileceğimiz lösemiler,
2 - Lenf bezi kanserleri olan Hodgkin hastalığı ve Non- hodgkin lenfomalar,
3 - Çeşitli organ kanserleri (meme, testis, akciğer kanseri gibi )
4 - Kemik iliğinin yetersiz çalıştığı veya çalışmadığı durumlar ( Aplastik anemi gibi ).
ÖNEMLİ SORUNLAR NEDİR ?
Alıcının savunma sistemi (immün sistem ) verilen iliği reddeder, yeni ilik çoğalıp iş göremez. Buna, “engrafman” - yama- yetersizliği diyoruz. Hasta; kanama, infeksiyon gibi ölümcül tehlikelerle yüzyüze kalır.
Verilen kök hücrelerin, yerleşip, çalışmaya başlamasına kadar geçen zaman içinde, trombosit azlığı nedeniyle kanamalar, beyaz kan hücrelerinin azlığı nedeniyle infeksiyonlar oluşabilir. Kişinin savunma sistemi daha önce yok edildiği için, ciddi ve öldürücü infeksiyonlar olabilir, verilen antibiyotiklere rağmen infeksiyondan hastalar kaybedilebilir.
Şubat 20th, 2009 | Kategori : Kök Hücre Tedavisi | Yorum Yok
- Allogeneik kök hücre nakli : Bir başka kişiden yapılan nakil.
- Otolog nakil : Kişinin kendisinden alınan iliğin, kendisine tekrar verilmesi.
- Singeneik nakil : İkiz kardeşten yapılan nakil.
Şubat 18th, 2009 | Kategori : Kök Hücre Tedavisi | Yorum Yok
- Vericinin kemik iliğinden, anestezi altında, özel iğnelerle toplanabilir.
- Dolaşan kanda, kök hücreler mevcuttur, bunlar özel bir aygıt tarafından damardan toplanabilir. Burada, kişi sadece bir süre, kan verir gibi, kolundan bir serum seti takılarak, istirahat pozisyonunda uzanır. Acı veya sıkıntı vermez, kolay bir işlemdir. İşlemden önce vericilere bir süre cilt altından kök hücre sayısını arttırmak amacı ile bir iğne yapılır. Ameliyathane koşulları gerekmez.
Toplanan hücreler -196 derecede sıvı azotta saklanır, gerektiğinde çözülerek damardan, alıcıya verilir.
Şubat 16th, 2009 | Kategori : kök hücre | Yorum Yok
Her iki uygulamaya birden “hematopoetik kök hücre nakli adı verilmektedir. Hematopoetik kök hücre kan yapıcı ana hücre anlamına gelir
Üç çeşit kan hücresi vardır :
1- alyuvarlar ( eritrosit )
2- Beyaz kan hücreleri - akyuvarlar ( lökositler )
3- Trombositler ( kan pulcukları )
Bu hücreler kemik iliğinde bulunan kök hücreler tarafından üretilir ve olgunlaşması tamamlanınca kan dolaşımına verilir. Kan yapıcı bu ana hücrelere “HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE “ adı verilir.
Devamını Okuyun »
Şubat 14th, 2009 | Kategori : kök hücre | Yorum Yok
Tedavi edici aşılar kanserin tekrarlamasını ve/veya ilerlemesini durdurabilir. Tedavi edici aşılar vücudun doğal koruma mekanizmalarını mecut kansere karşı aktif hale geitirler. Bu şekilde varolan kanserin ilerlemesi veya daha önce yapılan herhangi bir tedavi sonrasında tekrar etmesi önlenebilir. Bu aşılar bir tümör çeşidine veya hastaya özel olabilir. Örneğin, prostat kanserine karşı hazırlanan bir aşı sadece prostatta bulunan bir kansere ve bu kanserin vücudun diğer tarafına dağılan hücrlelerine karşı etkilidir. Böyle bir aşı başka bir dokudan kaynaklanan kansere karşı etkisizdir. Günümüzde kansere karşı universal bir aşı üretilememiştir. Hastaya özel aşılar hastanın tümöründen elde edilmiş hücrelere karşı hazırlanır ve bu hücreleri öldürmeye yönelik etki gösterir. Kuramsal olarak hastanın kendi hücreleri bu tedaviden zarar görmezler.
Şubat 12th, 2009 | Kategori : Tümör Aşısı | Yorum Yok
Koruyucu tümör aşıları kanser riskini azaltmak amacıyla geliştirilmişlerdir. Günümüzde bazı kanser türlerine virusların yol açtığı bilinmektedir. Koruyucu aşıların hedefi kansere neden olabilen virusları oratadan kaldırmaktır. Bu yönleriyle etkileri bilinen aşılardan farklı değildir. Benzer şekilde, virusların kılıflarındaki proteinlere karşı bağışıklık sistemi uyarılmaktadır. Bu şekilde, bağışıklık sitemi kansere neden olabilen viruslara karşı kuvvetli yanıt vebilmektedir ve hedef alınan virusun neden olduğu kansere karşı koruma oluşturulmaktadır.Amierikada kullanım izni verilmiş yegâne aşı Hepatit-B aşısıdır.
Şubat 11th, 2009 | Kategori : Tümör Aşısı | Yorum Yok
Tümör (kanser) aşıları kanseri tedavi etmek veya kanser gelişimini engellemek amacıyla geliştirilmiştir. Tümör aşıları vücudun bağışıklık sistemini tümöre karşı duyarlı hale getirmekte ve bağışıklık sisteminin vücudun diğer hücrelerine zarar vermeksizin kanser hücrelerini öldürmesini kolaylaştırmaktadır. Tümör aşıları koruyucu aşılar ve tedavi edici aşılar olarak iki gruba ayrılır. Tümör aşıları çeşitli kanserlerin tedavisinde yoğun olarak kullanılmakta ve araştırılmaktadır.
Devamını Okuyun »
Şubat 9th, 2009 | Kategori : Tümör Aşısı | Yorum Yok
Sağladığı üstünlükler, kolay temin edilmesi ve verici açısından herhangi bir risk faktörünün bulunmaması gibi nedenlerle çok zengin kordon kanı bankaları oluşturmak son derece önemlidir. Avrupa’da resmi olarak kabul edilen 5 merkez bulunmaktadır. Bu bankaların 3 tanesi Fransa, 1 tanesi Almanya ve 1 tanesi de İtalyada kurulmuşlardır. Avrupa’da özel kordon kanı bankası kuruluşuna izin verilmemiştir. ABD’de resmi ve çoğunluğu özel kordon kanı bankaları büyük bir hızla artmaktadır. Türkiye’de ilk kordon kanı bankasını 1994 yılında Ankara Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesinde kurulmuş ve ilk kordon kanı transplantasyonu da burada gerçekleştirilmiştir. Ankara Tıp Fakültesi kuruluşundan bu yana Eurocord’a üyedir
Devamını Okuyun »
Şubat 7th, 2009 | Kategori : Kordon Kanı | Yorum Yok